SAYGI RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ.. Marş için ordu tarafından konulan ödülü M. Akif kırgınlığa sebep olmamak için aldı.Bu 500 lirayı Darül’mesai isimli derneğe bağışladı.Bu para 500 cumhuriyet altını ile ölçülebilir.İstiklal Marşının kabul edildiği gün ise Akif’in cebinde iki lira vardı ve onu da Zonguldak milletvekili Hayri Beyden borç almıştı.Her adımını her hareketini Allah rızası için yapmaya gayret eden yüksek gönüllü bir aydın olduğu için hayat şartlarının zorlukları onu hiç yıldırmamıştır.Hayatının hiçbir döneminde ikbal peşinde koşmamış, ayağına kadar getirilen ,tepsi içinde sunulan imkanları reddetmiştir.O İstiklal Marşı için verilen 500 lirayı da milletine iade etmiş,kendi halinde bir insan, mütevazı bir münevver olarak hayatını noktalamıştır.İki gazeteci, Hakkı Tarık Us’la,Ruşen Eşref Ünaydın, ölümünden birkaç gün önce M. Akif’i ziyarete gelmişlerdi.Sohbet İstiklal Marşına geldi ve üstada değiştirilip değiştirilmeyeceğini sordular.Hasta yatağından doğruldu M. Akif ERSOY. Bu istiklal marşını kimse yazamaz dedi, ben dahi yazamam. Sonra yatağına yerleşti ve şu niyazda bulundu: 'Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazmayı nasip etmesin.'

SAYGI RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ.. Marş için ordu tarafından konulan ödülü M. Akif kırgınlığa sebep olmamak için aldı.Bu 500 lirayı Darül’mesai isimli derneğe bağışladı.Bu para 500 cumhuriyet altını ile ölçülebilir.İstiklal Marşının kabul edildiği gün ise Akif’in cebinde iki lira vardı ve onu da Zonguldak milletvekili Hayri Beyden borç almıştı.Her adımını her hareketini Allah rızası için yapmaya gayret eden yüksek gönüllü bir aydın olduğu için hayat şartlarının zorlukları onu hiç yıldırmamıştır.Hayatının hiçbir döneminde ikbal peşinde koşmamış, ayağına kadar getirilen ,tepsi içinde sunulan imkanları reddetmiştir.O İstiklal Marşı için verilen 500 lirayı da milletine iade etmiş,kendi halinde bir insan, mütevazı bir münevver olarak hayatını noktalamıştır.İki gazeteci, Hakkı Tarık Us’la,Ruşen Eşref Ünaydın, ölümünden birkaç gün önce M. Akif’i ziyarete gelmişlerdi.Sohbet İstiklal Marşına geldi ve üstada değiştirilip değiştirilmeyeceğini sordular.Hasta yatağından doğruldu M. Akif ERSOY. Bu istiklal marşını kimse yazamaz dedi, ben dahi yazamam. Sonra yatağına yerleşti ve şu niyazda bulundu: 'Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazmayı nasip etmesin.'